dersambari.goo-dart.com

BİLGİ VE SLAYTLARDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLMANIZ GEREKMEKTEDİR!!!
 
AnasayfaKAPIKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Rıza Tevfik Bölükbaşı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
matrix
Usta Üye
Usta Üye


Mesaj Sayısı : 158
Kayıt tarihi : 22/04/09
Yaş : 25
Yer : Tokat/ZİLE

MesajKonu: Rıza Tevfik Bölükbaşı   Salı 12 Mayıs 2009, 12:40

1869’da günümüzde Bulgaristan sınırları içinde bulunan Svilengrad o yıllarda ise Edirne vilayetine bağlı bir kaza olan Cisr (Cisr-i Mustafapaşa)'da doğdu. Babası Mülkiye kaymakamlarından Hoca Mehmet Tevfik, annesi Kafkas muhacirlerinden Münire Hanım idi. Babasının isteği üzerine İstanbul’da bir Musevi okulunda okudu. İspanyolca ve Fransızca öğrendi. Babasının kaymakamlık yaptığı Gelibolu’da rüştiyeyi(ortaokul) bitirdi. Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenci hareketlerine katıldığı için Mülkiye'den kovulduktan sonra 1890’da Tıbbiye'ye girdi. Tıp eğitimi sırasında da birkaç defa hapse girdi, çıktı, hapiste mahkumları isyana teşvik etti. Okulu 1899’da bitirip doktor olabildi.

Tıbbiye yıllarında tanıştığı Ayşe Sıdıka Hanım ile evlenerek 3 kız çocuğu sahibi oldu, ancak eşini 1903’te çocukları henüz 3, 4 ve 7 yaşlarında iken kaybetti

1907’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi ve bir yıl sonra Edirne mebusu olarak Osmanlı parlamentosuna girdi. 1908 Devrimi'nden sonra Selim Sırrı (Tancan) ile birlikte at üstünde İstanbul'un asayişinden sorumlu oldu. İstanbul'da İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin en önde gelen şahsiyeti olarak sivrildi ve devrim günleri boyunca Dersaadet'te en etkili kişilerden bir tanesi oldu. Bu dönemde iri cüssesi ile nam salmıştı.¹ Bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti ile anlaşmazlığa düştü. Balkan Harbi’nin İttihatçılar yüzünden çıktığına inanıyor, devletin Birinci Dünya Savaşı’na girmesine karşı çıkıyordu. İttihatçılarla mücadele için 1912’de Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne girdi. Bu sırada Sultan II. Abdülhamit’ten özür dileyen bir şiir de yazdı.

1918’de son Osmanlı kabinesinde Maarif Nâzırı (Eğitim Bakanı) olarak bulundu. Aynı yıl hür ve kabul edilmiş masonlar büyük locası'nın büyük üstadı oldu. 1919’da Şûra-yı Devlet (Danıştay) Reisliği yaptı. Darülfünun’da felsefe dersleri verdi. Felsefenin eğitim sisteminde yer alması için çabaladı. 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilen Hürriyet'ten sonra, II. Meşrutiyet Dönemi (1908-1918) boyunca tiyatro salonları ve kıraathanelerde halka açık verdiği konferanslar ile tanındı.

Osmanlı delegesi olarak, Sevr Antlaşması'nı (1920) imzaladı. Bu nedenle Yüzellilikler listesinde yer aldı ve 1922’de yurtdışına kaçtı. Sürgün yıllarında Hicaz, Amerika, Ürdün ve Lübnan' da yaşadı, Af Kanunu’nan yararlanarak 1943’de kendi ifadesiyle hesaplaşmak için değil, vedalaşmak için yurda döndü. 31 Aralık 1949’da, felç tedavisi için yattığı İstanbul Gureba Hastanesi’nde zatürreden öldü. Mezarı, Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’nda bulunmaktadır.


Eserleri [değiştir]Tevfik Bölükbaşı, bütün şiirlerini tek kitabı olan Serab-ı Ömrüm adlı kitabında bir araya getirmiştir. Bu kitap, 1934’de Lefkoşa’da basıldı. Halk edebiyatının tanıtılması ile ilgili çalışmalar da yapan Bölükbaşı’nın Hayyam çevirileri, Tevfik Fikret hakkında incelemesi ve Darulfunun'da vermiş olduğu felsefe derslerinin ders notlarını kitaplaştırarak Felsefe dersleri adıyla yayınlanmış felsefi açıdan Türk Düşün Hayatında önemli bir yere sahiptir. Bu yapıtın transkripsiyonu 2001 yılında Dr. Münir Dedeoğlu tarafından günümüz Türkçesiyle yeniden yayınlanmıştır. Abdullah Uçman da "Abdulhak Hamid ve Mülahazat-ı felsefiyesi" adlı yapıtını İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınlarından yayına hazırlamıştır. Bazı anıları (İletişim Yayınları) tarafından "Biraz da Ben Konuşayım" adı altında yayınlanmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Rıza Tevfik Bölükbaşı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
dersambari.goo-dart.com :: DERSLER :: EDEBİYAT :: Metin Halinde Belgeler-
Buraya geçin: