dersambari.goo-dart.com

BİLGİ VE SLAYTLARDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLMANIZ GEREKMEKTEDİR!!!
 
AnasayfaKAPIKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Analİtİk Felsefe

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ZypLorD
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 640
Kayıt tarihi : 13/04/09
Yaş : 25
Yer : 'imden sanane :)

MesajKonu: Analİtİk Felsefe   Çarş. 15 Nis. 2009, 16:10

Analitik felsefe pozitivizmin 20. yüzyılda çağdaş bir görünüm almış
şeklidir. Neo-pozitivizm ya da mantıkçı pozitivizm olarak da bilinen bu
anlayışa göre felsefenin asıl uğraş alanı dildir.

Bu yaklaşıma
göre felsefe; varlık, değer ve tanrı üstüne doğruluğu test edilemeyen
öğretiler öne sürmemelidir. Felsefenin görevi dildeki kavramları
çözümlemektir. Bu felsefe anlayışına göre bilime dayanan bilgi doğru
bilgidir. Bir bilginin doğru olup olmadığını anlamak için de bilginin
analizi gerekir. Bu amaçla bilimin kullandığı önermelerin kuruluşu ve
yapısı incelenir. Bu da dil analizidir.

Analitik felsefeye göre
felsefede ortaya çıkan sorunlardan birisi bulanık mantıksal çıkarımlar;
diğeri değişik anlamları olan sözcüklerin bir birine karıştırılmasıdır.
Bu nedenlerden kaynaklanan sorunları çözmek için de bulanık mantıksal
çıkarımlar yerine açık-seçik mantıksal çıkarımlar oluşturmak ve tek
anlamlı sözcüklerden oluşan yapay bir dil sistemini kurmak gerekir.
Bu akımın başlıca temsilcileri; Ludwig Witgenstein, Moritz Schlick, Rudolf Carnap ve Hans Reichenbach’tır.

L.
Witgenstein (1889-1951): Witgenstein, dili kullanmanın ve dili
anlamanın, insanları sıradan şeylerden ayıran en önemli özellik
olduğunu belirtir. Ona göre dil, dünyayı resmetmek suretiyle temsil
eder. Bu yüzden önermeler, olguların tasvirleri ve olguların
resimleridir. Öte yandan önermeler düşüncelerin dile gelmeleridir.

Filozof
daha sonra bu dil anlayışını değiştirerek başka bir dil görüşü
geliştirmiştir. Bu yeni dil anlayışı ile dile doğal bir insan fenomeni,
toplumsal bir fenomen (birden fazla insanın benimsediği kuralların
varlığı ile işleyebilen bir fenomen) olarak yaklaşmıştır. Ona göre
felsefe, sayılıp dökülecek bir öğreti bütünü değil bir faaliyettir.
Filozofa düşen felsefik kuramlar geliştirmek değil, dilin nasıl
kullanıldığını göstermektir.

Analitik felsefe dil analizi
eleştirisi yoluyla felsefi problemleri doğrularken onları “anlamsız” ve
“anlamlı” olarak bir ayırıma tutar.

:-):-):-):-)fiziğin konusuna
giren problemler, anlamsız ve sözde problemlerdir. Tek tek bilimlerin
çözebileceği problemler de ilgili bilim dallarını ilgilendirir. Bu
durumda felsefeye sadece mantık ve bilgi kuramı kalır.Böylece felsefe
araştırmaları sınırlandırılmış olur.

Felsefede mantıksal dil
çözümlemeleriyle doğrulanabilen önermeler anlamlı olarak kabul edilir.
Böylece felsefenin konusu gerçek ya da düşünsel nesneler olmaktan
çıkar, bilimsel önermelere ve kavramlara indirgenmiş olur.
Frege:
Wismar'da doğdu. 1869'da Jena Üniversitesi'nde öğrenime başladı ve iki
yıl sonra, 1873'te Felsefe Doktoru unvanını aldığı Göttingen'e taşındı.
İki yıl sonra Jena'ya döndü ve matematik dersleri vermeye başladı.
Matematik alanında 1879'da doçent ve 1896'da profesör oldu. 1925'de Bad
Kleinen'de öldü.
Aristo'dan sonraki zamanların en büyük mantıkçısı
kabul edilir. 1879'da yayınladığı, devrim niteliğindeki Begriffsschrift
veya Kavram Yazısı, Aristo'dan beri nüfuzunda bir değişiklik olmayan
eski Terim Mantığı'nın yerini alarak mantığın tarihinde yeni bir dönemi
haber veriyordu. Begriffsschrift bugün matematiğin her alanında
kullanılan nicelikleme gibi, Orta Çağ'ın Çoklu Genelleme Problemi'ne
çözüm getiren kavramlar ve fonksiyon ve değişkenlerin açık bir şekilde
konumlandırılması gibi özellikleriyle temelleri sarstı.

Frege,
Önermeler Mantığı ve kendi icadı Yüklem Mantığı'nın
aksiyomatikleştirilmesini oluşturan kişidir. Bertrand Russell'ın
Tarifler Teorisi ve Russell ile Alfred North Whitehead'in Principia
Mathematica 'sı için son derece temel bir kavram olan nicelikleme de
yine Frege'ye aittir. Çalışmaları kendi döneminde geniş ölçüde
tanınmamış ve fikirleri, özellikle Giuseppe Peano ve Russell gibi,
etkilediği insanlar aracılığıyla yayılmıştır. Ludwig Wittgenstein ve
Edmund Husserl da felsefî açıdan etkilediği kaydadeğer insanlardır.

Frege,
en temelinde önerme'nin fonksiyon-argüman analizi, özel isimlerin anlam
ve gönderim tefriki, kavram ve nesne tefriki ve bağlam prensibinin
geliştirilmesi bulunan, Lisan Felsefesi'ne yaptığı derin sistematik
katkılarla Analitik Felsefe'nin kurucularından sayılır. Edmund Husserl
ve Max Schröder gibi zamanının önde gelen bir çok mantıkçı ve
felsefecisiyle yazışmıştır.

Frege, mantıkçılığın -- matematiğin
mantığa indirgenebileceği düşüncesinin önde gelen ilk savunucusudur.
Grundgesetze der Arithmetik isimli çalışmasında, aritmetiğin
kanunlarını mantıktan çıkarmaya tevessül eder. (Masraflarını kendi
karşıladığı) ilk cildi yayınladığında, Russell, ismiyle anılan
paradoksu keşfetmiş ve Grundgesetzenin aksiyomlarının bu çelişkiye yol
açtığını ifade etmiştir. Frege, bu paradoksun varlığını kabul edip,
kitabın ikinci cildinin ek kısmında bu soruna yol açtığını düşündüğü
aksiyomu belirtmişse de, aksiyomlarında tatmin edici bir değişikliğe
gidememiştir. Russell ve John Von Neumann'ın sonraki çalışmalarında, bu
problemin nasıl çözümleneceği yer almıştır.

Buna ve Russell'ın
Frege'ye olan övgüsündeki cömertliğe karşın, yaşamı boyunca üne
kavuşmamış ve --Tractatus ve Felsefî Soruşturmalar'da fikirleri
Frege'nin mantık ve dil alanındaki kavramları etrafında dönen-- Ludwig
Wittgenstein üzerindeki etkisi olmasa, bir filozof olarak değerinin hiç
bir zaman anlaşılmayabileceği düşünülmüştür.

Frege üzerindeki
önemli otoriteler arasında Michael Dummett, Günther Patzig, Hans Sluga,
Terence Parsons ve Vincent Riolo sayılabilir.

_________________






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Analİtİk Felsefe
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Fen-Edebiyat fakültesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
dersambari.goo-dart.com :: DERSLER :: FELSEFE :: Metin Halinde Belgeler-
Buraya geçin: